Sıtma Olan Kişi Ne Yapmalı? Bir Kayseri Hikâyesi
Kayseri’nin o bunaltıcı yaz akşamlarından biriydi. O kadar sıcaktı ki, dışarıda kuşlar bile sessizdi, sanki o da sıcaktan bunalmıştı. Ben de evin içinde, bir köşe de oturmuş, terlemenin verdiği o garip rahatsızlıkla bilgisayarımı açmaya çalışıyordum. Ama vücudum bir tuhaf hissediyordu. Biraz başım dönüyordu, ama tam olarak ne olduğunu bilmiyordum. O an, sadece kötü bir baş ağrısı, biraz da halsizlik gibi düşündüm. Sonra sabah uyandım ve içimde garip bir huzursuzluk vardı. Bir an gözlerim karardı, başım şiddetle ağrıyordu ve ateşim yükselmeye başlamıştı. Hemen annemi aradım.
Annem, Kayseri’de ne yaparsan yap, en önce annene haber ver, sonra doktora git der. O yüzden, önce anneme haber verdim. “Oğlum, sıcaktan olmuştur,” dedi ama ben hissediyordum, bu sadece sıcaktan değildi.
O Günün Sabahı: Belirtiler Başlıyor
Annemin o sakin sesi, bana biraz güven verdi ama ben hâlâ endişeliydim. Sıtma, yıllardır duyduğum, uzak bir şey gibi geliyordu. Ama bir yandan da yaşadıklarım beni korkutuyordu. Vücut ağrıları, terleme, baş dönmesi… Tam anlamıyla grip gibiydim, ama içimde bir ses bunun daha fazlası olabileceğini söylüyordu.
Hemen bir hastaneye gitmeye karar verdim. İçimden bir şeyler, bir şeylerin yanlış olduğunu söylüyordu ama bu kadar küçük bir şeyin bana sıtma gibi korkutucu bir hastalık getireceğini kimse tahmin etmezdi. Kayseri’nin yaz sıcağında her şeyin suskun olduğu o an, zaman geçtikçe korkum arttı. Korkuyordum, ama aynı zamanda, “Hayır, sadece bir griptir,” diyordum.
Doktora Gidiş: “Sıtma Olan Kişi Ne Yapmalı?”
Hastaneye gittiğimde, doktor beni direkt muayene etti. Tansiyonum yüksek, ateşim çok yüksek ve genel olarak halim içler acısıydı. Doktor, bana sıtma olabileceğimi söyledi. O an, her şey durdu. Bu kadar basit bir şekilde söylediklerinde, sanki dünya bir anda tersine döndü. Sıtma… Bunu daha önce duymuştum ama ne kadar ciddi olduğunu hiç düşünmemiştim. Ama o kadar da korkmam gerektiğini öğrenmem biraz zaman aldı.
O anda, o kadar içim burkuldu ki. Kendimi savunmasız hissettim. Odaya girdim ve düşündüm. “Sıtma olan kişi ne yapmalı?” diye düşündüm. Ne yapmalıyım? Ne olursa olsun, bu durumu atlatmam gerekiyor. Ama içimden bir şey, acaba vücudumla yeterince ilgileniyor muyum, diye soruyordu.
Tedavi Süreci: Umutla Savaşmak
Doktor, tedaviye başlamak için ilaç yazdı. O ilacın içinde umut vardı. Bu kadar basit bir ilaçla sıtmadan kurtulmak, ne kadar şaşırtıcıydı. Ama bir yandan da korkuyordum. İlaçları aldım, bir süre odada yatarken, bir yandan da hayal kırıklığımı içimde hissettim. Yıllardır sağlıklıydım, ama bir anda sıtma gibi bir şey başıma geldi. Kayseri’nin o sıcak yaz gününde sıtma gibi bir hastalığın bana gelmesi, ne kadar garipti. Ama ne olursa olsun, o ilaçlar bir umut ışığıydı.
O günlerde, başım ağrırken, yataktan kalkıp mutfağa gitmek zorunda kaldım. Sıcak yaz gecesinde, dışarıdaki tüm gürültüye rağmen, içimde büyük bir huzursuzluk vardı. Kendimi çaresiz hissettim ama iyileşmek için gereken tek şeyin zaman olduğunu biliyordum.
Yavaş Yavaş İyileşmek: Sabır ve Umut
Bir hafta sonra, tedaviye başladım ve iyileşmeye başladım. O baştaki o korkunç duygudan, umudu bulmaya doğru bir yolculuk başladı. O sıcakta, sıtma ile boğuşurken, bir an bir parça içsel huzuru buldum. O kadar belirsizlik ve korku içinde, sonunda tedaviye uyup dinlenerek, sabırla iyileşmek gerektiğini fark ettim. Bazen iyileşmek, sadece fiziksel değil, ruhsal olarak da bir mücadeleydi. O iyileşme sürecinde, sıtmanın bana öğrettiği şeylerden biri, her hastalıkla birlikte sabrı öğrenmek oldu.
Sonuç: Sıtma Olan Kişi Ne Yapmalı?
Sıtma olan bir kişi, ne yapmalı? Sabırlı olmalı, tedaviye sadık kalmalı ve öncelikle panik yapmamalı. O an içindeki korkuları bir kenara bırakmalı. Evet, hastalık korkutucu olabilir. Ama her hastalık, bize önemli bir şey öğretir: Hayatın ne kadar değerli olduğu ve bazen sağlığın en önemli şey olduğudur. Bir hafta sonra kendimi toparlamaya başladım ve Kayseri’nin o sıcak akşamlarına döndüm. Ama içimde bir şey vardı: Sıtma olabilirim, ama iyileşmek de bir süreçtir. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak iyileşmek…
Kayseri’nin sıcak yaz gecelerinde, sıtmadan kurtulmuş bir şekilde, belki de hayatın en değerli dersini almıştım.